• PAYLAŞ

Testosteron Düşüklüğü Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir ?

  • 11/02/2017 - 20:51
  • 0 Yorum
  • 190 görüntüleme

Testosteron Düşüklüğü Belirtileri Nelerdir ve Nasıl Tedavi Edilir ?

 

Testosteron Hormonu Nedir ?

Testosteron, ana androjen hormonu yani erkek cinsellik hormonudur. Testosteron hormonu erkeklerde % 95’i testislerin Leydig  hücreleri tarafından, % 5’i adrenal bezler tarafından üretilmektedir. Testosteron hormonu kadınlarda da az miktarlarda adrenal bezlerden, yumurtalıklar yani overler tarafından ve diğer hormonların periferde dönüşümlerinden dolayı oluşturulur.

Beynin hipotalamus bölgesinde üretilmekte olan gonadotropin salgılatıcı hormon yani GnRH kontrolündeki hipofizler luteinizan hormon (LH) aracılığı ile, tetislerin Leydig hücrelerinden testosteron yapımı uyarılmaktadır. Erkeklerde salgılanmakta olan testosteron hormonunun yaklaşık % 5 gibi bir oranı kadınlarda salgılanır. Yaşın ilerlemesi ile birlikte hem erkeklerde hem de kadınlarda testosteron üretimi azalmaktadır.

Testosteron Hormonunun Görevleri Nelerdir ?

Testosteron erkek vücudunda salgılanan son derece önemli bir cinsellik hormonudur. Kemik ve kas büyümesi, kıllanma, sakal ve bıyık oluşumu, cinsel gelişim, sesin kalınlaşması, penis büyümesi, boy uzaması gibi fonksiyonların gelişiminde ve devam ettirilmesinde testosteron hormonunun katkısı çok büyüktür.

Testosteron Düşüklüğünün Sebepleri Nelerdir ?

Testosteron hormonu yaşın ilerlemesi ile birlikte özellikle 45 ila 50 yaşları arasında ve daha sonrasında düşmeye başlar, bu sebeple en önemli nedenlerden birisi yaşın ilerlemesi olarak görülür. Bu nedenlerin  dışında bazı sendromlar, hastalıklar ve doğumsal anomalilerden dolayı testosteron seviyesini daha genç yaşlarda da düşüklük görülebilir. Bunlardan bazıları aşağıda listede görebilirsiniz.

-Tip 2 şeker hastalığı – diyabetis mellitus

-Metabolik sendrom olması

-KOAH hastalığı olması

-Böbrek yetmezliğinin bulunması

-Diyaliz tedavisi görülmesi

-HIV enfesiyonunun bulunması

-Kısırlığa neden olan hastalıklar yada doğumsal olan anomaliler

-Kromozom bozukluklarının bulunması

-Kallman sendromu olması

-Testis kanseri ve testis ile ilgili bozukluklar bulunması

-Hipotalamusu ilgilendiren hastalıklar olması

-Kalp ve damar hastalıklarının bulunması

-Aşırı kilolu olunması

-Sürekli alkol kullanılması

-Kortizon kullanılıyor olması

-Bazı ağrı kesici ilaçlar ve diğer bazı ilaçlar kullanılıyor olması

-Prostat kanseri, prostat büyümesi yada prostat kanseri tedavisinde uygulanan bazı yöntemler

-Enfeksiyon kaynaklı olan bazı durumlar

Yukarıda sıraladığımız gibi etkenler erkeklerde testosteron hormonu düşüklüğüne neden olabilir veya bu hastalıklar ile birlikte testosteron hormonu düşüklüğü tespit edilebilmektedir.

Erkeklerde Testosteron Düşüklüğünün Belirtileri Nelerdir ?

-Testosteron hormonu salgısı azaldığı zaman erkeklerde cinsel isteksizlik, ereksiyon yani sertleşme bozukluğu, sperm sayısında azalma ve  bunun dışında memelerde büyüme gibi sorunlar ortaya çıkmaktadır.

-Testosteron düşüklüğü bazı erkelerde ise sıcak basması,  huzursuzluk, konsantrasyon bozukluğu, gece terlemeleri, uyku bozukluğu, yorgunluk, kolesterol seviyesi yüksekliği gibi şikayetlere de neden olabilir.

-Uzun süreli olarak testosteron düşüklüğüne maruz kalan erkeklerde vücut kıllarında gözle görülür azalma, kas kitlesinde erime, cilt kuruluğu, sakalda azalma, kemiklerde erime ve bunların dışında testislerde küçülme yada yumuşama gibi sorunlar görülür.

-Ergenlik dönemi içerisinde erkeklerde testosteron düşüklüğü olur ise vücut kılları çıkmaz veya daha az olur, kas kitlesi gelişim göstermez, penis ve testisler büyümez, sesi kalınlaşmaz.

Erkeklerde Testosteron Yüksekliği Belirtileri Nelerdir ?

-Erkeklerde testosteron yüksekliği erkeğin agresif olmasına, gereğinden daha fazla cinsel düşkünlüğe, hırçın ve aynı zaman da uyumsuz kişiliğe sebep olur.

-Erkeklerde yüksek testosteron düzeyi olması kalp büyümesine sebep olarak kalp krizi riskini arttırabilir yada kalp yetmezliğine yol açabilir.

-Testosteron fazlalığı erkeklerde damar sertliğine yani ateroskleroza sebep olabilir.

-Erkeklerde testosteron seviyesinin yüksek olması felç oluşumunda yatkınlığa, bacak damarlarında tıkanmaya, kalp krizi riskinde artışa sebep olabilir.

-Testosteron yüksekliği prostat büyümesine yada prostat kanserine yol açabilmektedir.

Testosteron Düşüklüğü Teşhisi Nasıl Koyulur ?

Testosteron düşüklüğü bulunan erkeklerin aslında az bir kısmında klinik şikayetler görülmektedir. Testosteron düşüklüğünde klinik belirtiler yaşa göre değişiklik gösterebilir ve yaşın ilerlemesi ile birlikte meydana gelen testosteron düşüklüğünde yorgunluk, cinsel disfonksiyon, depresyon ve yaşanan sırt ağrıları gibi belirtiler ile doktora başvurabilir.

Üroloji uzmanları tarafından yapılan fizik muayene esnasında testislerin büyüklüğü, kapladığı yer ve aynı zamanda küçüklüğü, vücuttaki kıl oranı ve aynı zaman da dağlımı, meme büyüklüğü gibi durumlara dikkat edilmektedir. Bunun dışında ileri yaş hastalarda prostat büyümesinin olup olmadığına kontrol etmek için elle prostat muayenesi de yapılır.

Fizik muayenesinin dışında gerekli kan testleri ve bu duruma neden olan başka bozukluklara veya hastalıklara yönelik tetkikler ve testeler de istenebilmektedir.

Bu tür hormonal durumların kesin teşhisinin yapılabilmesi ve tedavisi için hastanın endokrinoloji bölümüne başvurması gereklidir.

Testosteron Hormonu Düşüklüğünün Tedavisi Nasıl Yapılır ?

Erkeklerde ergenlik döneminin gecikmesi sorunlarında ergenliği başlatmak adına ve bazı kısırlık problemlerini tedavi edilebilmesi için, jinekolojik hastalıklarda, yaşlanma tedavisinde, anemide, osteoporoz hastalığında, protein anabolik bileşiği olarak, androjeni yerine koyma tedavisinde sentetik testosteron yada hayvan testosteronu şeklinde hormon replasman tedavileri verilebilmektedir.

Testosteron aynı zaman da sporcular tarafından vücut geliştirme amaçlı harici bir doping olarak da kullanır.

Testosteron hormonunun farklı formları bulunur. Bunlar tablet ilaçlar,  enjekte edilen ilaçlar, jel ilaçlar, deri altına konulan implant şeklindeki ilaçlar bireyin doktoru tarafından gereken durumlarda reçete edilebilmektedir.